Halk Şairi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Halk Şairi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Destan Nazım Şekli: Uyuz Destanı Sefil Ali





Halk Edebiyatı Nazım Şekilleri başlığı altında yer alan Destan; Koşma, Semai, Varsağı gibi hece ölçüsüyle yazılan bir şiir türüdür. Koşma kafiye şemasıyla, dörtlük nazım birimi ve 11’li hece ölçüsüyle yazılan uzun şiirlerdir. Şairi belli olduğu için anonim değil aşık tarzı halk şiiri örnekleri arasında yer alan destan türü şiirleri koşma, semai ve varsağıdan ayıran özelliği, şiirin içinde hikaye olmasıdır. Bu yönüyle divan şiirinin mesnevisine benzer. Mesnevi, şiirle hikaye anlatması yönüyle destana benzese de, mesnevinin destan farkı, aruz ölçüsü ve beyitlerle yazılmasıdır.
Aşağıda halk şairi Sefil Ali tarafından yazılan bir destan vardır. Destan şair, uyuz hastalığını ve bu süreçte yaşadıklarını hikaye eder. Cidden hoş bir üslupla yazılan Uyuz Destanı, Harb-i Umumi (1. Dünya Savaşı) yıllarında Türkiye’yi baştan başa saran uyuz illetinden bahseder. Uyuz hastalığına Sefil Ali de yakalanmıştır destan şeklinde bir taşlama kaleme almıştır. Sefil Ali’nin mizahta ve hicivde ne kadar usta olduğunu göstermesi açısından da önemli olan Uyuz Destanı’nın tam metni:





Uyuz Destanı

Ey ağalar ben tutuldum uyuza,
Günden güne akça bağlarım fayize,
İlacını bulamadım ne ise,
Canım yandı pis uyuzun elinden!

Ey ağalar uyuz oldum kaşındım
Çaresini bulamadım düşündüm
Geceleri çok kapıya taşındım
Kurtulamadım pis uyuzun elinden!

Çıra yaktım uyuzlara bakındım
Çoluktan çocuktan kendim sakındım
Hep tepemden çayın suyun dökündüm
Kurtulamadım pis uyuzun elinden!

Gün aşınca uyuz ister tımarı
Kaşındıkça arsız uyuz şımarı
Kendimde olmasa çalsam şamarı
Canım yandı pis uyuzun elinden!

Kaşınsan kaşınsan tımara kanmaz
Yürütür sözünü, sözünden dönmez
Her yerde bitiyor, uyuz utanmaz
Perişanım pis uyuzun elinden!

Akşam olur em (merhem, ilaç) çanağı dizilir
Kaşını kaşını ömrüm üzülür
Bir gün değil, beş gün değil bezilir
İy(i)ce bezdim pis uyuzun elinden!

Akşam oldu ehl-ıyalcık (çoluk çocuk, ev ahalisi) yağlandık
Birbirimiz çoluk çocuk lağlandık (Latife etmek, eğlenmek)
Tamam üç ay uyuz ile eğlendik
Kurtulamadık pis uyuzun elinden!

Eme (ilaç) verdik elde olan parayı
Uyuz ile bulamadık arayı
Yıkıldı gönlümün köşkü, sarayı
Canım yandı pis uyuzun elinden!

Hükmetti elime verdi tabağı
Genç yaşımda belim büktü bayağı
Hep çalındık evde tükettik yağı
Kurtulamadık pis uyuzun elinden!

Çoluk çocuk ocak başı bekleşti
Yağlandıkça murdar uyuz kökleşti
Bilemedik bize nerden ekleşti
Canım yandı pis uyuzun elinden!

Topal etti, göndermedi işime
Uyuz ol da yiğit isen kaşıma
Murdar uyuz ne getirdi başıma
Kurtulamadım pis uyuzun elinden!

Yatağımda yatırmadı ırahat
İşledi çıbanlar, oldu cerahat
Murdar uyuz bizi buldu nihayet
Canım yandı pis uyuzun elinden!

Bilemedim çok kaşıdım, azdırdım
At üstünde nice yerler gezdirdim
Her hafta merhemini düzdürdüm
Kurtulamadım pis uyuzun elinden!

Lanet olsun pis uyuzun yüzüne
Yırtmalı derini, uysan sözüne
Dünya malı hiç gelmiyor gözüne
Canım yandı pis uyuzun elinden!

Bir zamanda perhiz ettim, yemedim
Hiç kimseye: Ben uyuzum, demedim
Hep çalındım, hiç de ilaç komadım
Kurtulamadım pis uyuzun elinden!

Karılar da yatağına koymadı
Çoluk çocuk hatırımız saymadı
Murdar uyuz bizde hürmet koymadı
Canım yandı pis uyuzun elinden!

Her gün geceleyin çatmalı ocak
Keskinli kızı sert, bize döğecek (İlk karısı)
Küçük avrat bizi evden koğacak (İkinci karısı)
Canım yandı pis uyuzun elinden!

Adı uyuz, bir büyücek dert imiş
Yedi vücudumu bir aç kurt imiş
Sıçanotu her ilaçtan mert imiş
Hep kurtardı pis uyuzun elinden!

Bilmem kıştan oldu, bilmem soğuktan
Başa ne gelirse bilmeli Hak’tan
Murdar uyuz bizi buldu hiç yoktan
Canım yandı pis uyuzun elinden!

Sorarsanız zemheride tutuldum
Yaz, bahar ayında sele atıldım
Ayran çıktı, yavaş yavaş kurtuldum
Canım yandı pis uyuzun elinden!

Murdar uyuz kemiklerden girişir,
Yürekte yankısı, sinede tutuşur,
Sefil Ali üç ay çekti, yetişir!
Canım yandı pis uyuzun elinden!   

Şair Sefil Ali


Kısaca:
Halk Edebiyatı Nazım Şekilleri
Aşık Tarzı: Koşma, Semai, Varsağı, Destan
Tekke-Tasavvuf Tarzı: İlahi, Nutuk, Şathiye, Devriye
Anonim: Türkü, Mani

Halk Edebiyatı Nazım Türleri
Taşlama: Yergi şiirleri
Ağıt: Ölümü anlatan şiirler
Koçaklama: Savaşı, kahramanlığı anlatan şiirler
Güzelleme: Aşkı ve dilberleri anlatan şiirler

Halk Edebiyatı Ölçüsü
Hece

Halk Edebiyatı Ölçü Birimi
Dörtlük





Erzurumlu Emrah (Ne zaman okunsa bir âşık ismi / Derler ki bir Emrah var idi gitti)



Erzurumlu Emrah
Hayatı ile ilgili kesin ve yeterli bilgi bulunmayan Erzurumlu Emrah’ın 1777-1860 yılları arasında yaşadığı tahmin ediliyor. Memleketinde medrese eğitimi alan 19. yüzyıl şairi Erzurum’un Tanbura Köyü’nde doğmuştur. Sevdiği paşa kızı bir ağanın oğluna verilince memleketinden çıkıp Trabzon, Kastamonu, Konya, Niğde, Sivas’a gitmiştir. Kastamonu’da Alişan Bey’in konağında büyük ilgi-ikram görmüştür. Sivas’ta Havuzlu Kahve’de saz çalmış, şiir söylemiştir. Dul Mahi Hanım’la evlene Erzurumlu Emrah ömrünün son günlerini Niksa’da geçirmiştir. Erzurumlu Emrah’ın (Emrah Baba) mezarı Tokat-Niksar-Karşıbağ Mahallesinde Tekkebayırı semtindedir.

Halidiye tarikatına mensup olduğu bilinen Erzurumlu Emrah’ın Tekke-Tasavvuf şiirine örnek:

Tarik-i suphandan al haberi sen
Şeytana yüz verme, huzur ararsan.
Nefsinle cenk eyle eğer er isen
İki alem içre merdane yürü.

Derya-yı ulumun bulunmaz dibi
Böyle buyurmuştur sultan-ı nebi.
Siretin pak ise suretin gibi
Ol zaman tevhid-i devrana yürü.

...

Bad-ı saba selam söyle o yâre,
Mübarek hatırı hoş mudur, nedir?
Nideyim, yitirdim, bulamam çare;
Mestan ela gözler yaş mıdır. nedir?

O nazlı canana uğrarsa yollar.
Bize mesken oldu kahveler hanlar.
Yârin meclisinde oturan canlar
Hesap etsin, yıllar beş midir, nedir?
...


Şiirlerini genelde heceyle yazan Erzurumlu Emrah’ın aruzla yazdığı şiir örneği:
Cana bizim esrarımız imlalara sığmaz
Binde biri yazılsa da inşalara sığmaz.

Âşıkta olan derd ü meşakkat, gam u mihnet
Neşrolsa eğer Kuh ile sahralara sığmaz.

Çeşmimden akan subh u mesa dane- i eşkim
Bir katredir amma yedi deryalara sığmaz.

Allahı seversen beni yad etme gönülden
Emrah seni sevdi deyü dünyalara sığmaz.

 ...

Erzurumlu Emrah'ın hece ölçüsüyle yazdığı bir koşması:

Kerem kıl ey saki yüz verme bana
Gönül o yüzden fariğdi gitti.
Sevda illetinden açma söz bana
O illet bana bir nar idi gitti.

Ezelden gül gibi olurdum handan
Şimdi bülbül gibi kalmışım giryan.
Ya nice ağlayıp etmeyim efgan
Yarim sadakatli yar idi gitti.

Gözlerine yarin muvafık ismi
Hüsnüne düşmüştür mutabık ismi.
Ne zaman okunsa bir âşık ismi
Derler ki bir Emrah var idi gitti



Kaynak: Erzurumlu Emrah Üzerine-Cevdet ASLANGÜL ve İnternet…

Elysium Güruhu musun?