Sakın Aldanma İnanma Kanma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sakın Aldanma İnanma Kanma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Refik Halid Karay Sakın Aldanma İnanma Kanma Kitabı Ortada Kabahatli Yok Osmanlı Türkçesi / Osmanlıca Metnin Okunuşu 5 (Osmanlıca Okuma Metinleri)


okuyup memleketi bu hale ben getirdim! Kabahatliyi andırır
bir adam göremiyorum
Kimi görsem kırk yıllık sulh-perver, kimi sorsam
anadan doğma harbe düşman, kim karşıma çıksa ced-be-ced musalaha
tarafdarı... Ya hu şu muharebeyi yapan, yaptıran kim? Cümle alem
ezelden Almanyaya aleyhdarmış; hem memlekette ne kadar da çok muhalif
varmış! Seksen danesi ayağıma dolaşıyor, etrafımda dönüyor..
Ah, bu insanlar! Gel de bu memleketde fırka, cemiyet yap; azanı
kuş sütüyle beslesen bir kere sarsıldın mı, gübre üzerinde 
eşinen serçe sürüsü gibi bir anda uçuşup dağılıyorlar...
Öyle hale geldim ki sokağa çıkıp da bildiğe rast geleceğim,
yalan, dolan dinleyeceğim diye canım evime kapanmak, kapımı örtmek
istiyor; havadis almaya ihtiyacım olmasa elime gazete almayacağım;
eski ağza yeni taam, harp yaygaralarına sulh teranesi yaraşmıyor.
Elimden gelse "zafer nihai"yi kullanmış olan her gazeteciye
şimdi ceza olarak "Sulh-ü münferid" terkibini bir milyon kere
yazdırırdım. Hoş onların yanında söz başkalarına düşmez ya, 
hala harp hengamesinin o şuursuz matbuat cemiyeti sulh
devrinin de yardakçısı olmak iddiasında... Hani kasab tekeleri
vardır, sürünün önüne düşer de çıngırağını sallaya sallaya
koyunları selh-haneye (mezbaha) götürür, tam içeri girince şöyle bir 
sıçrar, köşedeki yüksekçe yere çıkıp kendisini ıskartaya 
çıkarır, vazifesi odur. Bu matbuat cemiyetinin de vazifesi


Refik Halid Karay Sakın Aldanma İnanma Kanma Osmanlı Türkçesi / Osmanlıca Eserin Okunuşu 9 (Osmanlıca Okuma Metinleri)


-12-
çıkardı... Bakalım bundan sonra kimin kafasına denk yazacaklar,
kimin arabasına binüb ne türküsü çağıracaklar...
Sakın aldanma, inanma, kanma... Yalan dolan makaraları
yine sağılmaya başlanacak, yine elimizdekiler kapılub deve yapılacak;
toklar çekilüb birazda açlar yalanacak... Bu işin künhü
budur! Polis zan ideceksin, harami çıkacak; nimet
diye gideceksin, tuzak çkacak; melek görünecek,
şeytan çıkacak...Gözünü açmazsan yine yumurtalar cılk 
çıkacak!
Hülâsa artık her sakallıyı baban sanma, her lâfa kulak asma,
kabadayılığa yekûn tut, efeliğe kapılma... Bu benim sana baş
nasihatim:
Gözünü aç, ayan tetik at, yine aldanma, inanma, kanma!..


Sayfa tek resim halinde:


Refik Halid Karay Sakın Aldanma İnanma Kanma Osmanlı Türkçesi / Osmanlıca Eserin Okunuşu 8 (Osmanlıca Okuma Metinleri)



yoktur diyenler Karuna döndü, Harun bildiklerimiz Haccacı geçti!
Artık kuru lâfa aldanma, sahte işe inanma, şuna, buna
kanma... Kürk giydireceğiz derler, pöstekini çalarlar; taç
koyacağız derler, külâhını kaparlar; dost görünürler, ciğerini
yakarlar; gömleğini aşırub hasırlara sararlar, «haydi,
yürü!» diyüb öne katarlar, sonra birer birer savuşup
ateşe seni atarlar... Ayanı da böyle, Meb'usu da, maazallah...
Harp açılır, elde şak şak, hokkabaz yamağı gibi:
«Pek güzel efendim, öyledir efendim, münasiptir efendim» ;sulh
görünür, kır kahvecisi gibi: «Ağam, buyurun!»; ittihat
hükumeti gelir, hemen hamam natırı gibi: «Sümbülümsün sen benim,
ben seninim sen benim!» mânisini okur; muhalifler geçer: «Cepkenim
dalda kaldı, gözlerim yolda kaldı!» türküsünü çağırır!
Bugün Alman meddahıdır: On para ver söylet, yirmi para
ver sustur... Yarın İngiliz dostudur, birayı bırakır,
viskiye dadanır. Böyle kararsız, mesleksiz ricali alda rafa
koy! Matbuat dört senedir vezir gönlü eğlendirmek içün
mahsus terbiye olmuş bir usta papağan gibi hoşa gidecek
üç cümle tutturdu idi: Yaşasın muharebe, aferin Hindenburg,
zaferi nihaî!.. Şimdide öyle, yine üç cümle: Yaşasın
musalâha, aferin Vilson, sulh-ü münferid... Zaten gazeteciler
makbule geçsin diye kendi kafalarını yan tarafa bırakmışlar, paşamızın
başını takınmışlardı; her başmakale sanki Enver Paşanın başından

Sayfa tek resim halinde:


Elysium Güruhu musun?