Sanat, Edebiyat, Dil, Kültür, Osmanlıca
Sanat, Edebiyat, Dil, Kültür; Osmanlı Türkçesi / Osmanlıca örnek metin ve okunuşları
Kuyudat / Kayıtlar ne demek?
Dünya Nüfusunun İnanç Haritası
Dünya Nüfusunda Hristiyanlık, İslam ve Musevilik (Yahudilik) Oranları
Akademik literatürdeki en güncel verilere dayanarak üç büyük dinin küresel nüfus payları, coğrafi dönüşümleri ve gelecek projeksiyonları.
Aşağıda, akademik literatürde yer alan en güncel verilere dayanarak üç büyük dinin dünya nüfusu içindeki payları sunulmaktadır. Veriler ağırlıklı olarak 2020 yılına aittir. Küresel ölçekte yaşanan inanç kaymaları ve nüfus artış hızları, dinî demografiyi yeniden şekillendiriyor.
~2,52 Milyar
~1,89 Milyar
14 - 15 Milyon
Genel Tablo (2020 İtibarıyla)
| Din | Pay (%) | Tahmini Nüfus | Kaynaklar |
|---|---|---|---|
| Hristiyanlık | %31,1 (~%32,2) | ~2,52 milyar | [4], [3] |
| İslam | %24,3 | ~1,89 milyar | [4] |
| Musevilik (Yahudilik) | %0,2 | ~14-15 milyon | [2], [4] |
* Tabloyu yatay kaydırarak inceleyebilirsiniz. Kaynak numaraları sayfa sonundaki referans listesiyle eşleşmektedir.
İnteraktif Demografi Paneli
Gösterimi değiştirmek için aşağıdaki sekmeleri kullanın.
Detaylı Açıklamalar
1. Hristiyanlık (%31,1 – %32,2)
Johnson ve Crossing'in "Religions by Continent" (2020) makalesinde sunulan küresel verilere göre, Hristiyanlar 2020 yılı itibarıyla dünya nüfusunun yaklaşık %31,1'ini oluşturmaktadır [4]. Zurlo, Johnson ve Crossing'in "World Christianity and Mission 2020" makalesinde ise Hristiyanların dünya nüfusundaki payının 2020'de %32,2 seviyesinde olduğu ve 2050'de %35'e yükseleceği öngörülmektedir [3]. Aynı kaynağa göre, 2020'de dünya nüfusunun %88,7'si bir dine mensuptur ve bu oran 1970'te %80,8 idi [3].
Hristiyanlığın coğrafi dağılımında önemli bir değişim yaşanmaktadır. Johnson ve arkadaşlarının "Christianity 2018" makalesine göre, 2018'de Afrika 599 milyon Hristiyan ile en fazla Hristiyan nüfusa sahip kıta olmuş, Latin Amerika (597 milyon) ve Avrupa'yı (550 milyon) geride bırakmıştır [1]. Aynı makale, Hristiyanlar ve Müslümanların 1800'de dünya nüfusunun yalnızca %33'ünü oluştururken, 2018'de bu oranın %57'ye yükseldiğini belirtmektedir [1].
2. İslam (%24,3)
Johnson ve Crossing'in [3] "Religions by Continent" başlıklı makalesinde, Müslümanların 2020'de dünya nüfusunun %24,3'ünü oluşturduğu ve 2030'da bu oranın %26'ya yükseleceği öngörülmektedir [4]. Makale, Müslüman nüfusun 1970'te dünya nüfusunun %15,4'ü iken 2020'de %24,3'e yükseldiğini ve tüm büyük dinler arasında en hızlı büyüyen grup olduğunu vurgulamaktadır [4].
Skirbekk ve arkadaşlarının "Religious affiliation at time of death" (2017) makalesi, 2010-2015 döneminde Müslümanların küresel ölümler içindeki payını %20,9 olarak vermekte ve bu oranın 2055-2060'da %24,6'ya yükseleceğini projekte etmektedir [2]. Hackett'in (2019) çalışması, Müslümanların en yüksek toplam doğurganlık hızına (kadın başına 2,9 child) sahip olduğunu ve nüfuslarının 2015-2060 arasında %70 artmasının beklendiğini belirtmektedir [5].
3. Musevilik / Yahudilik (%0,2)
Yahudilik, üç büyük din arasında en küçük nüfusa sahip olandır. Skirbekk ve arkadaşlarının (2017) çalışması, Yahudilerin küresel ölümler içindeki payını 2010-2015 dönemi için %0,2 olarak raporlamaktadır [2]. Johnson ve Crossing'in [3] "Religions by Continent" makalesindeki küresel tabloda da Yahudiler dünya nüfusunun %0,1-0,2'si arasında gösterilmektedir [4].
Skirbekk ve arkadaşlarının "Religious Affiliation Among Older Age Groups" (2016) çalışması, 2010'da Yahudilerin (diğer gruplarla karşılaştırıldığında) 60 yaş ve üzeri nüfus oranının en yüksek olduğu grup olduğunu (%20) ortaya koymaktadır [7]. Bu, Yahudi nüfusunun görece yaşlı bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. Aynı çalışma, Yahudilerin medyan yaşının 2010'da 37'den 2050'de 40'a yükseleceğini öngörmektedir [7]. Johnson'ın (2004) "Demographic Futures" makalesinde sunulan projeksiyonlara göre, 2025'te dünyada yaklaşık 16-17 milyon Yahudi bulunacağı tahmin edilmektedir [8].
Birlikte Değerlendirme
Hristiyanlık ve İslam, dünyanın en büyük iki dini olarak öne çıkmaktadır. Zurlo ve arkadaşlarına (2020) göre, bu iki dinin mensupları 2020'de dünya nüfusunun yaklaşık %57'sini oluşturmaktadır ve bu oranın 2050'de %64'e yükselmesi beklenmektedir [3]. Yahudilik ise nüfus büyüklüğü açısından bu iki dinin oldukça gerisinde kalmakla birlikte, tarihsel ve kültürel önemi nedeniyle demografik çalışmalarda düzenli olarak takip edilmektedir.
Farklı veri kaynakları arasında küçük farklılıklar bulunabilir. Hsu ve arkadaşları (2008), World Christian Database (WCD) verilerinin diğer kaynaklarla (Dünya Değerler Araştırması, Pew Küresel Değerlendirme Projesi, CIA Dünya Bilgi Kitabı ve ABD Dışişleri Bakanlığı) yüksek korelasyon gösterdiğini, ancak WCD'nin Hristiyan nüfus oranlarını sistematik olarak biraz daha yüksek tahmin etme eğiliminde olduğunu belirtmektedir [6].
Akademik Kaynakça
- Johnson TM, Zurlo GA, Hickman AW, Crossing PF. Christianity 2018: More African Christians and Counting Martyrs. International Bulletin of Mission Research. 2017;42(1):20-28 DOI: 10.1177/2396939317739833
- Skirbekk V, Todd M, Stonawski M. Religious affiliation at time of death – Global estimates and projections. Scandinavian Journal of Public Health. 2017;46(2):229-239 DOI: 10.1177/1403494817733870
- Zurlo GA, Johnson TM, Crossing PF. World Christianity and Mission 2020: Ongoing Shift to the Global South. International Bulletin of Mission Research. 2019;44(1):8-19 DOI: 10.1177/2396939319880074
- Johnson TM, Crossing PF. Religions by Continent. Journal of Religion and Demography. 2020;7(2):172-189 DOI: 10.1163/2589742x-12347107
- Hackett C. How Religious Composition Around the World Differs between Younger and Older Populations. Socius: Sociological Research for a Dynamic World. 2019;5 DOI: 10.1177/2378023119854943
- Hsu B, Reynolds A, Hackett C, Gibbon J. Estimating the Religious Composition of All Nations: An Empirical Assessment of the World Christian Database. Journal for the Scientific Study of Religion. 2008;47(4):678-693 DOI: 10.1111/j.1468-5906.2008.00435.x
- Skirbekk V, Potančoková M, Hackett C, Stonawski M. Religious Affiliation Among Older Age Groups Worldwide: Estimates for 2010 and Projections Until 2050. The Journals of Gerontology Series B. 2016:gbw144 DOI: 10.1093/geronb/gbw144
- Johnson TM. Demographic Futures for Christianity and the World Religions. Dialog. 2004;43(1):10-19 DOI: 10.1111/j.0012-2033.2004.00183.x
Makedon Kralı Büyük İskender
Antik Dünyayı Titreten Fatih
MÖ 356'dan Babil'deki gizemli sonuna kadar, sadece 32 yıla sığdırılmış bir imparatorluk. Aristoteles'in öğrencisinden "Dünyanın Kralı"na uzanan interaktif bir tarih yolculuğu.
Fetihlerin Kronolojisi
Makedonya dağlarından Hindistan'ın muson yağmurlarına kadar İskender'in ayak izlerini takip edin. Her dönüm noktasına tıklayarak detayları görebilirsiniz.
Gençlik ve Yükseliş
Pella'da doğuş ve Aristoteles'in kanatları altında eğitim.
Pers İmparatorluğu'nun Sonu
Granikos, İssos ve Gaugamela zaferleri.
Doğu'nun Sınırları
Orta Asya dağları ve Hindistan seferi.
Babil'de Son Nefes
Gizemli bir ölüm ve Helenizm'in doğuşu.
Seferlerin Sayısal Analizi
İskender'in 13 yıllık hükümdarlığının neredeyse tamamı aktif seferlerle geçti. Yanındaki grafik, ana bölgelerdeki askeri operasyonların göreceli yoğunluğunu ve süresini temsil eder.
- 1 Lojistik Deha: 37,000 kişilik koalisyon ordusunu binlerce kilometre yönetti.
- 2 Kültürel Yayılım: 20'den fazla İskenderiye isminde şehir kurdu.
Tarihyazımı: Kimin Hikayesini Okuyoruz?
Arrianus
MS 2. Yüzyıl
En güvenilir askeri kaynak. Ptolemaios'un günlüklerine dayanır.
Plutarkhos
MS 1. Yüzyıl
İskender'in karakterine ve psikolojisine odaklanan biyografik yaklaşım.
Curtius Rufus
MS 1. Yüzyıl
Latince, daha dramatik ve edebi bir anlatım tercih eden kaynak.
Biliyor muydunuz?
"İskender ile bizzat savaşanların yazdığı eserlerin (Ptolemaios, Aristobulos) hiçbiri günümüze ulaşmamıştır. Bugün okuduğumuz her şey, yüzyıllar sonra yazılmış kopyaların yorumlarıdır."
Modern Tartışmalar: Kahraman mı, Despot mu?
W.W. Tarn: İnsanlığın Kardeşliği
20. yüzyıl başlarında Tarn, İskender'i Doğu ve Batı'yı barış içinde birleştirmeyi amaçlayan, kültürleri harmanlamak isteyen bir hayalperest olarak tanımlıyordu. Bugün bu görüş romantik bulunsa da popülerliğini koruyor.
356
Makedonya'nın Pella şehrinde, Kral II. Philippos ve
Olympias'ın oğlu olarak doğdu .
343
Ünlü filozof Aristoteles'ten eğitim almaya başladı. Bu
eğitim, İskender'in entelektüel gelişiminde önemli rol oynadı .
340
Babası II. Philippos Bizantion kuşatmasındayken Makedonya'da
kral vekili olarak görev yaptı ve ilk askeri zaferini kazanarak
"Alexandropolis" şehrini kurdu .
338
Chaeronea Savaşı'nda Makedon süvarilerine liderlik ederek
Yunan şehir devletlerinin (Atina ve Tebai) yenilmesinde kritik bir rol oynadı.
Bu zafer, Yunanistan üzerindeki Makedon hegemonyasını pekiştirdi .
336
Babası II. Philippos'un suikasta uğraması üzerine, 20
yaşında Makedonya tahtına çıktı .
335
Tahta çıktıktan sonra kuzeydeki kabilelere (Traklar ve
İliryalılar) karşı Balkan seferini düzenledi. Ardından isyan eden Tebai şehrini
yerle bir ederek Yunanistan'daki otoritesini sağlamlaştırdı .
334
Asya seferine başladı. İlk büyük zaferini Granikos Nehri
Savaşı'nda Perslere karşı kazandı .
333
Frigya'daki Gordion şehrini ziyaret etti ve efsanevi Gordion
Düğümü'nü kılıcıyla kesti. Aynı yıl, İssos Savaşı'nda Pers Kralı III. Darius'u
mağlup etti .
332
Suriye ve Fenike kıyılarındaki stratejik Tire (Sur) şehrini
yedi aylık bir kuşatmanın ardından ele geçirdi. Ardından Mısır'ı fethetti,
burada firavun ilan edildi ve İskenderiye şehrini kurdu .
331
Gaugamela Savaşı'nda III. Darius komutasındaki büyük Pers
ordusunu kesin olarak mağlup etti. Bu zafer, Ahameniş Pers İmparatorluğu'nun
sonunu getirdi .
330
Pers başkenti Persepolis'i ele geçirdi ve şehri (muhtemelen
intikam amacıyla) yaktı. Aynı yıl, III. Darius kendi satrapları tarafından
öldürüldü ve İskender kendisini "Asya'nın Kralı" ilan etti .
329-327
Orta Asya'da (Baktriya ve Soğdiana) seferler düzenleyerek
imparatorluğunun doğu sınırlarını genişletti .
327
Baktriya prensesi Roksana ile evlendi. Bu evlilik, Pers ve
Makedon kültürlerini birleştirme politikasının bir parçasıydı .
326
Hindistan seferine çıktı ve Hidaspes Muharebesi'nde Hint
Kralı Porus'u yendi. Ancak ordusunun daha ileri gitmeyi reddetmesi üzerine geri
dönüş yoluna geçti .
324
Susa Düğünleri'ni düzenledi ve en yakın dostu Hephaestion'u
kaybetti .
323
Babil'de, 32 yaşında gizemli bir şekilde hayatını kaybetti.
Ölümünün ardından imparatorluğu generalleri arasında paylaşıldı ve Helenistik
dönem başladı .
Türk-İslâm Edebiyatında Türler
Türk İslâm Edebiyatında Türler
İslâmiyet’in kabulüyle bir medeniyet dönüşümü yaşayan Türk edebiyatı, mücerret inançları 58 farklı edebi türle somutlaştırdı. Doç. Dr. Fatih Ramazan Süer’in çalışması bu hazineyi ilk kez tek bir çatıda topluyor.
Edebî Zenginlikteki Patlama
İslâm öncesi Türk edebiyatında türler sınırlı sayıdayken, yeni inanç dünyasıyla birlikte tefekkürün derinleşmesi, edebiyatı devasa bir dönüşüme uğrattı.
Tematik Tür Dağılımı
Eserde incelenen 58 tür, odağına aldığı konulara göre 6 temel başlıkta sınıflandırılmıştır.
Literatürün Tam Listesi (58 Tür)
Doç. Dr. Fatih Ramazan Süer'in tasnifine göre belirlenen tüm edebi türler.
01 Allah Teâlâ’yı Konu Edinen Türler
Tevhid
Allah'ın birliğini ve yüceliğini anlatan eserler.
Münâcât / Tevbenâme
Allah'a yalvarış ve pişmanlık içeren metinler.
Esmâ-i Hüsna
Allah'ın 99 ismini işleyen çalışmalar.
02 Hz. Muhammed’i Konu Edinen Türler
Na’t
Peygamber övgüsü.
Mevlid
Kutlu doğum anlatısı.
Hilye
Fiziksel tasvir.
Siyer
Biyografik hayat.
03 Kur’ân-ı Kerim’i Konu Edinen Türler
Satıraltı Tercüme
Manzum Meâl
Besmelenâme
Tecvidnâme
04 Peygamberler & Şahıslar
Kıssa-i Yûsuf, Süleymannâme, Halilnâme, Kıssa-i Eyyûb, Kıssa-i Mûsâ, Ashâb-ı Kehf.
05 Tasavvuf Büyükleri
Tezkiretü’l-Evliyâ, Menâkıbnâme, Cenknâme, Maktel-i Hüseyin, Bedirnâme, Hamzanâme.
06 Diğer Dinî ve Ahlakî Türler
Türk-İslâm Edebiyatının Gizli Hazinesi: 58 Edebî Tür ve Muazzam Bir Başvuru Kaynağı
Türklerin İslâmiyet’i kabulü, yalnızca bir inanç değişimi değil; aynı zamanda dilde, düşüncede ve sanatta devasa bir medeniyet dönüşümüdür. İslâm’dan önceki Türk edebiyatında sınırlı bir alanı kaplayan sözlü ve yazılı türler, yeni inancın getirdiği derin tefekkür dünyasıyla birleştiğinde adeta kabına sığmaz bir zenginliğe ulaşmıştır. Mücerret itikadi esaslar ve dinî ameller sadece birer tema olarak kalmamış; hayatı, zamanı, mekânı ve insanı anlamlandıran zengin manzum ve mensur edebî türlere dönüşmüştür.
Peki, yüzyıllar boyunca tefsirden fıkha, tasavvuftan siyere kadar dinin her alanından beslenerek gelişen bu muazzam geleneğin sınırları ne kadar çizilebildi?
İşte bu sorunun cevabı, yakın zamanda edebiyat dünyasında ilk defa bu kadar kapsamlı bir şekilde yankı buldu. Bu yazımızda, Türk-İslâm edebiyatının kavramsal dağınıklığını ortadan kaldıran anıtsal bir eseri inceliyor ve eserde yer verilen 58 eşsiz edebi türü tüm detaylarıyla mercek altına alıyoruz.
Literatürdeki Büyük Eksikliği Gideren Eser: "Türk İslâm Edebiyatında Türler"
Türk İslâm edebiyatını anlatan birden fazla genel çalışma kaleme alınmış olsa da, münferiden sadece bu sahanın "türlerini" esas alan, dağınıklığı gideren kapsamlı bir eser Kasım 2025 tarihine kadar yazılmamıştı.
Bu büyük eksikliği fark eden Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Türk İslâm Edebiyatı bölümü öğretim üyelerinden Doç. Dr. Fatih Ramazan Süer, titiz bir çalışmanın ürünü olan "Türk İslâm Edebiyatında Türler" isimli iki ciltlik, toplamda 1095 sayfalık devasa eseri edebiyat dünyasına kazandırdı.
Yazarın Amacı ve Eserin Metodolojisi
Doç. Dr. Fatih Ramazan Süer, eserin ön sözünde bu yola çıkış amacını şu sözlerle özetliyor:
"Edebî türler hakkında yapılmış çalışmalarda dinî-tasavvufi türlerin çoğuna yer verilmemiş olması bu çalışmanın hazırlanmasında temel etken olmuştur."
Eserin en dikkat çekici yönlerinden biri metodolojik disiplinidir. Yazar, terim karmaşasının önüne geçmek için şu adımları takip etmiştir:
Türlerin öncelikle en yaygın adını belirtmiştir.
Bu türlerin diğer adlarını ve ilişkili olabilecek kavramları yan yana vermiştir.
Türler hakkında teorik bilgiler sunduktan sonra, konunun somutlaşması için manzum (şiir) ve mensur (düzyazı) örnekler paylaşmıştır.
Yazar, muhteva çerçevesini ise şu esnek ama sağlam kritere dayandırıyor: Genel kabul görmüş türlerin yanı sıra, belirli bir konuyu işlemiş manzum ya da mensur en az bir örneği bulunan eserler de edebî tür olarak değerlendirilmiştir.
Bu yöntem doğrultusunda eser iki cilt halinde planlanmıştır:
I. Cilt: Allah Teâlâ’yı, Hz. Muhammed’i, Kur’ân-ı Kerim’i, kutsal şahsiyetleri ve din büyüklerini konu edinen türler.
II. Cilt: Bireysel ve toplumsal hayatın dinî-ahlaki boyutunu ya da doğrudan tasavvufi terbiyeyi konu edinen "Diğer Dinî Tasavvufi ve Ahlaki Türler".
Türk İslâm Edebiyatında Sınıflandırılmış 58 Tür ve Açıklamaları
Aşağıda, Doç. Dr. Fatih Ramazan Süer'in tasnif yöntemine sadık kalınarak, eserde yer alan 58 türün tamamı ana başlıklarıyla ve açıklamalarıyla listelenmiştir:
I. Gruptaki Türler (I. Cilt)
A. Allah Teâlâ’yı Konu Edinen Türler
Tevhid: Allah'ın birliğini, varlığını, yüceliğini, sıfatlarını ve eşsizliğini felsefi ve edebi bir dille anlatan manzum veya mensur eserlerdir.
Münâcât / Tazarrûnâme / Tevbenâme: Kulun acziyetini kabul ederek Allah'a yalvarışını, yakarışını, günahlarından pişmanlığını ve af dileyişini içeren duygu yüklü metinlerdir.
Esmâ-i Hüsna: Allah'ın en güzel 99 ismini, bu isimlerin derin anlamlarını, sırlar ve faziletlerini konu edinen eserlerdir.
B. Hz. Muhammed’i Konu Edinen Türler
Na’t: Hz. Muhammed'i övmek, ona duyulan derin sevgi, saygı ve bağlılığı dile getirmek, şefaatini talep etmek amacıyla yazılan şiirlerdir.
Mevlid: Hz. Muhammed'in doğumunu, dünyayı şereflendirmesini, hayatının önemli dönüm noktalarını ve mucizelerini coşkulu bir dille anlatan eserlerdir.
Siyer: Hz. Muhammed'in doğumundan vefatına kadar geçen hayatını, gazvelerini, ahlakını ve örnek şahsiyetini konu alan biyografik çalışmalardır.
Hilye: Hz. Muhammed'in fiziksel özelliklerini, dış görünüşünü, şemalini ve bu özelliklerin arkasında yatan ahlaki güzelliklerini betimleyen eserlerdir.
Kırk / Çihil / Erba’în Hadis: Hz. Muhammed'e ait kırk hadisin bir araya getirilerek Türkçeye tercüme edildiği, açıklandığı ve genellikle manzum olarak yorumlandığı eserlerdir.
Mi’râciye / Mi’râcnâme: Hz. Muhammed'in Mekke'den Kudüs'e (İsra) ve oradan da göğe yükselerek Allah'ın huzuruna kabul edilişini (Miraç) anlatan metinlerdir.
Esmâ-i Nebî: Hz. Muhammed'in Kur'an'da ve hadislerde geçen mübarek isimlerini, sıfatlarını ve bu isimlerin anlamlarını derleyen eserlerdir.
Hicretnâme: Hz. Muhammed ve ilk Müslümanların inançları uğruna Mekke'den Medine'ye yaptıkları tarihi ve kutlu göçü konu edinen eserlerdir.
Mu’cizenâme / Mu’cizât-ı Nebî: Hz. Muhammed'in peygamberliğini ispatlayan ve Allah'ın izniyle gerçekleştirdiği olağanüstü olayları (mucizeleri) anlatan kitaplardır.
Bi’setnâme: Hz. Muhammed'e Hira Mağarası'nda ilk vahyin gelişiyle peygamberlik görevinin verilmesini ve İslam'ın ilk tebliğ yıllarını işleyen eserlerdir.
Gazâvât-ı Nebî: Hz. Muhammed'in bizzat komuta ettiği askeri seferleri, savaşları (gazveleri) ve bu savaşlardaki kahramanlık ile stratejileri konu alan metinlerdir.
Regâibiyye / Recebiyye: Regaip Kandili'ni, üç ayların başlangıcı olan Recep ayını ve bu mübarek zaman dilimlerinin manevi önemini işleyen eserlerdir.
Şefâ’atnâme: Hz. Muhammed'in ahiret gününde günahkar Müslümanların bağışlanması için yapacağı şefaati konu edinen, bu şefaate nail olma arzusunu işleyen dualar ve şiirlerdir.
Vefât-ı Nebî: Hz. Muhammed'in hastalanma sürecini, son günlerini, vefatını ve bu vefatın ashabı ile tüm İslam aleminde bıraktığı derin hüznü anlatan eserlerdir.
C. Kur’ân-ı Kerim’i Konu Edinen Türler
Satıraltı / Satırarası Kur’ân Tercümesi: Kur'an-ı Kerim ayetlerinin hemen altına, kelime düzenini bozmadan kelime kelime yapılan ilk dönem Türkçe tercüme yöntemidir.
Manzum Meâl / Tefsir: Kur'an ayetlerinin veya surelerinin anlamlarının, akılda daha kolay kalması ve estetik değer kazanması amacıyla şiir formunda (manzum) açıklanmasıdır.
Kırk Âyet: Belirli bir konu (ahlak, ibadet, sabır vb.) etrafında seçilen kırk ayetin bir araya getirilip açıklandığı ve yorumlandığı eserlerdir.
Âyetleme / Âyetnâme / Sûrenâme: Kur'an-ı Kerim ayetlerini veya surelerini doğrudan konu edinen, onların nüzul sebeplerini ve anlamlarını açıklayan çalışmalardır.
Besmelenâme: "Bismillahirrahmanirrahim" ifadesinin faziletlerini, derin tasavvufi ve harfi anlamlarını, sırlarını anlatan müstakil eserlerdir.
Kur’ân Falı: Kur'an-ı Kerim sayfalarını rastgele açarak karşılaşılan ayetlerden dini, ahlaki veya geleceğe yönelik hayırlı işaretler ve nasihatler çıkarma geleneğine dair rehber niteliğindeki metinlerdir.
Tecvidnâme: Kur'an-ı Kerim'i harflerin çıkış yerlerine (mahreç), tecvid kurallarına ve usulüne uygun olarak güzel okumayı öğreten eğitici eserlerdir.
Süveri’l-Kur’ân: Kur'an-ı Kerim'deki surelerin isimlerini, iniş sıralarını, faziletlerini ve her bir surenin okunmasının getireceği manevi sevapları ele alan metinlerdir.
D. Kur’ân-ı Kerim’de Adı Geçen Peygamberleri ve Diğer Şahısları Konu Edinen Türler
Kıssa-i Yûsuf: Kur'an'da "kıssaların en güzeli" (Ahsenü'l-Kasas) olarak nitelendirilen Hz. Yusuf'un kuyuya atılması, köle olarak satılması, Züleyha ile imtihanı ve Mısır'a aziz olmasını konu alan edebi şaheserlerdir.
Süleymannâme: Hz. Süleyman'ın muhteşem saltanatını, rüzgara hükmetmesini, hayvanların dilini bilmesini ve Sebe melikesi Belkıs ile olan kıssasını işleyen metinlerdir.
Halilnâme: "Allah'ın dostu" (Halilullah) unvanına sahip Hz. İbrahim'in Nemrut'la mücadelesini, ateşe atılmasını ve oğlu Hz. İsmail'i kurban etme imtihanını konu edinen eserlerdir.
Kıssa-i Eyyûb: Başına gelen ağır hastalıklara ve kayıplara karşı Hz. Eyüp'ün gösterdiği dillere destan sabrı, sadakati ve sabrın sonundaki selameti anlatan metinlerdir.
Kıssa-i Mûsâ: Hz. Musa'nın Firavun'un sarayında büyümesi, peygamberliği, Kızıldeniz'i asasıyla ikiye yarması ve Tur Dağı'nda Allah ile kelam etmesi gibi kıssaları işleyen eserlerdir.
Kıssa-i Ashâb-ı Kehf: İnançlarını korumak adına zalim hükümdardan kaçıp bir mağaraya sığınan ve orada köpekleri Kıtmir ile birlikte yüzyıllarca uyutulan yedi gencin (Ashab-ı Kehf) mucizevi hikayesini anlatan metinlerdir.
E. Din ve Tasavvuf Yolunun Büyüklerini Konu Edinen Türler
Kısas-ı Enbiyâ: Kur'an-ı Kerim'de adı geçen ve insanlığa rehber olarak gönderilen tüm peygamberlerin hayat hikayelerini ve mucizelerini bir arada toplayan kronolojik eserlerdir.
Sad Kelime / Yüz Söz / Mi’e Kelime: Başta Hz. Ali olmak üzere dini büyüklerin, halifelerin söylediği yüz adet hikmetli, ahlaki ve hukuki sözü derleyen ve açıklayan çalışmalardır.
Cenknâme / Gazavâtnâme / Battâlnâme / Dânişmendnâme / Saltuknâme / Müslimnâme / Müseyyebnâme / Kerbnâme: İslamiyet'i yaymak ve korumak amacıyla yapılan tarihi savaşları; Seyyid Battal Gazi, Melik Danişmend Gazi, Sarı Saltuk gibi kahramanların destansı mücadelelerini anlatan dinî-destansı türdür.
Kıssa-i Haticetü’l-Kübrâ: Hz. Muhammed'in ilk eşi, müminlerin annesi Hz. Hatice'nin fedakarlıklarını, İslamiyet'e maddi-manevi desteklerini ve örnek ahlakını konu alan metinlerdir.
Hamzanâme: Hz. Muhammed'in amcası ve "Allah'ın Aslanı" olarak bilinen Hz. Hamza'nın kahramanlıklarını, savaşlardaki cesaretini anlatan destansı hikayelerdir.
Bedirnâme / Bedriye: İslam tarihinin kaderini belirleyen ilk büyük savaş olan Bedir Savaşı'nı, bu savaşa katılan fedakar sahabileri (Ehl-i Bedir) ve kazanılan zaferi öven eserlerdir.
Maktel-i Hüseyin / Mersiye-i Kerbelâ / Muharremiyye: Hz. Muhammed'in torunu Hz. Hüseyin ve aile fertlerinin Kerbela'da şehit edilişini derin bir hüzünle anlatan, Muharrem ayında okunan mersiye türü acıklı edebi metinlerdir.
Tezkiretü’l-Evliyâ: İslam tarihinde iz bırakmış tanınmış mutasavvıfların, velilerin, alimlerin hayatlarını, sözlerini ve öğretilerini bir araya getiren biyografik eserlerdir.
Menâkıbnâme / Kerâmetnâme / Velâyetnâme / Vilâyetnâme: Tarikat kurucularının (pirlerin), şeyhlerin veya dervişlerin hayatlarını, onların gösterdikleri olağanüstü halleri (kerametleri) ve manevi derecelerini anlatan tasavvufi eserlerdir.
Edhemnâme / Edhem ü Hümâ: Belh şehrinin tahtını ve tacını terk ederek dervişliği, manevi yoksulluğu seçen ünlü sufi İbrahim bin Edhem'in ibretlik hayatını ve menkıbelerini işleyen edebi metinlerdir.
II. Gruptaki Türler (II. Cilt)
F. Diğer Dinî Tasavvufî ve Ahlakî Türler
Akâidnâme / İtikâdnâme: İslam inanç esaslarını (imanın şartlarını), ehl-i sünnet itikadını halkın anlayabileceği şekilde açıklayan ve öğreten öğretici eserlerdir.
Manzum İlm-i Hâl: Temel dini bilgileri, abdest, namaz, oruç gibi ibadetlerin kurallarını ve helal-haram sınırlarını şiir şeklinde (manzum) sunan pratik ilmihallerdir.
Şurûtu’s-salât / Salâtnâme: Namazın içindeki ve dışındaki farzlarını, vaciplerini, sünnetlerini ve namazı bozan durumları fıkhi kurallara uygun olarak konu edinen rehber metinlerdir.
Hacnâme / Menâsikü’l-Hac / Menâzilü’l-Hac: Hac ibadetinin nasıl yapılacağını, rükünlerini ve Mekke-Medine yolculuğu güzergahındaki kutsal konaklama yerlerini (menzilleri) anlatan rehber niteliğindeki seyahatname-i şeriflerdir.
Ka’benâme: Müslümanların kıblesi olan Kabe'nin tarihini, inşasını, mimari yapısını, kutsallığını ve onun etrafında dönmenin (tavaf) manevi faziletlerini konu alan edebi çalışmalardır.
Ramazaniyye / Ramazannâme / Kadriyye: Ramazan ayının gelişini, orucun ve sahurun manevi neşesini, bu ayda yapılan ibadetleri ve bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi'ni işleyen şiir veya nesirlerdir.
Iydiyye / Îdiyye / Bayramiyye: Dini bayramların (Ramazan ve Kurban Bayramı) coşkusunu, sosyal birlikteliğini, geleneklerini anlatan ve genellikle devlet veya tarikat büyüklerine sunulan övgü şiirleridir.
Vahdetnâme / Tevhidnâme: Tasavvuf felsefesinin temeli olan "vahdet-i vücud" (varlığın birliği) teorisini, yaratılışın hakikatini ve kesrette (çoklukta) vahdeti (birliği) bulma yolunu işleyen felsefi-tasavvufi metinlerdir.
Elifnâme: Beyit veya bentlerinin ilk harfleri Arap alfabesindeki sıraya göre (eliften ye'ye kadar) dizilen, genellikle dini-tasavvufi nasihatler ve hikmetler barındıran şiir türüdür.
Ahvâl-i Kıyâmet / Ahvâl-i Mahşer / Kıyâmetnâme / Mahşernâme / Âhiretnâme: Dünyanın sonunu, kıyamet alametlerini, sura üflenmesini, mahşer yerindeki toplanmayı, hesap gününü, sırat köprüsünü, cennet ve cehennem tasvirlerini anlatan eskatolojik eserlerdir.
Devriyye / Devirnâme: İnsan ruhunun ve varlığın Allah'tan gelip (nüzul) tekrar dereceler kat ederek kemalata ulaşıp Allah'a döneceği (uruc) felsefesini ("devir kuramı") anlatan tasavvufi şiirlerdir.
Dolapnâme: Su dolabının (su değirmeninin) dönerken çıkardığı iniltili seslerden hareketle; dervişin Allah aşkıyla çektiği dertleri, gurbet acısını ve vuslat hasretini anlatan alegorik/sembolik şiirlerdir.
Etvâr-ı Sebâ: Tasavvufta nefsin yedi aşamasını (nefs-i emmareden başlayıp nefs-i kamileye uzanan mertebeleri) ve dervişin bu mertebeleri aşarken yaşadığı manevi halleri anlatan rehber eserlerdir.
Silsilenâme: Bir tarikat şeyhinin manevi icazet ve silsilesini, yani kendi şeyhinden başlayarak geriye doğru Hz. Muhammed'e kadar uzanan soy ve manevi yetki zincirini gösteren kronolojik listelerdir.
Tarikatnâme / Âdâbü’l-Mürîdîn / Âdâbnâme / Erkânnâme / Fakrnâme / Sülûknâme / Seyrnâme: Bir tarikata intisap etme kurallarını, dervişlerin uyması gereken ahlaki ve manevi adabı, seyr ü süluk (manevi seyahat) aşamalarını ve tarikat ritüellerini öğreten kurallar kitabıdır.
Pendnâme / Nasihatnâme / Siyâsetnâme / Vasiyetnâme: Bireylere, çocuklara veya devlet yöneticilerine ahlaki, toplumsal, idari ve dini öğütler veren; adaletli ve erdemli bir yaşam sürmenin yollarını gösteren didaktik (öğretici) eserlerdir.
Fütüvvetnâme: Ahilik teşkilatının esnaf, zanaatkar ve genç üyeleri için belirlediği dini, ahlaki, mesleki kuralları; yiğitlik, cömertlik, el açıklığı ve kardeşlik esaslarını içeren tüzük niteliğindeki eserlerdir.
Sonuç: Kütüphanelerin Baş Köşesinde Yer Alması Gereken Bir Başvuru Kaynağı
Doç. Dr. Fatih Ramazan Süer’in "Türk İslâm Edebiyatında Türler" başlığını taşıyan bu devasa eseri, Türk edebiyatının İslâmiyet ile kurduğu bağın ne kadar zengin, derin ve üretken olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Kaynak metinlerden hareketle inşa edilen ve sağlam bir muhtevaya sahip olan bu eser, araştırmacılar için güvenilir bir başvuru kaynağı olmanın ötesinde, bir konunun derinlemesine nasıl ele alınması gerektiğine dair yöntem gösteren mükemmel bir örnektir.
Hem klasik Türk edebiyatı hem de Türk-İslâm edebiyatı literatürüne ilgi duyanların kütüphanelerinde mutlaka bulunması gereken bu kitap, gelecekte yapılacak araştırmalar için de ufuk açıcı bir rehber konumundadır.
Kaynak
Eser Adı: Türk İslâm Edebiyatında Türler (2 Cilt, 1095 Sayfa)
Yazar: Doç. Dr. Fatih Ramazan Süer (Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Türk İslâm Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi)
Yayın Tarihi: Kasım 2025
Yazı: https://dergi.klasikdivan.com/2026-c-3-s-1 - Sevnur DORUK
Tür – Şekil Ayrımı ve Literatürdeki Yaklaşımlar
turkedebiyati.org sayfasında Tekke-Tasavvuf Edebiyatı ürünleri “Dinî – Tasavvufi halk edebiyatında nazım (şiir) şekilleri/biçimleri” başlığı altında şu şekilde sıralanmıştır: İlahi, Nefes, Şathiye, Devriye, Nutuk.
Bu liste, tekke edebiyatının en özgün ve halka yönelik ürünlerini içermektedir. Ancak edebiyat biliminde bu kavramların sınıflandırılması konusunda tam bir görüş birliği bulunmamaktadır. Konu, tür (muhteva odaklı) ile şekil (nazım biçimi odaklı) ayrımına gelince literatürde farklı yaklaşımlar ortaya çıkmaktadır.
Önemli Akademisyenlerin Görüşleri
Prof. Dr. Abdurrahman Güzel (Dînî-Tasavvufî Türk Edebiyatı): Dinî-tasavvufî edebiyatı muhteva (içerik) ve işlev temelinde dört ana grupta tasnif eder. İlahi, Nefes, Şathiye, Devriye ve Nutuk’u ayrı türler olarak kabul eder. Ona göre bunlar, sadece nazım şekli değil; tasavvufî muhteva, tarikat geleneği, didaktik amaç ve icra özelliği taşıyan bağımsız edebî türlerdir.
Prof. Dr. Yekta Saraç (Eski Şiirin İzinde ve çeşitli çalışmalar): Tür kavramını eserin muhtevası, amacı ve edebî işlevi ile tanımlar. Şekil (nazım biçimi) ise vezin, kafiye düzeni ve bent yapısı gibi dış unsurlarla ilgilidir. Saraç, İlahi, Nefes ve Şathiye gibi ürünleri tasavvufî nazım türleri arasında değerlendirir ve onları klasik dinî türlerden (Tevhid, Na’t, Mevlid vb.) ayrı tutar.
Prof. Dr. Cem Dilçin (Örneklerle Türk Şiir Bilgisi): Tür ile şekil arasında net bir ayrım yapar. Türü muhteva ve amaçla, şekli ise nazım biçimiyle tanımlar. Tekke edebiyatındaki bu ürünleri genellikle tür kategorisinde ele alır.
Doç. Dr. Fatih Ramazan Süer (Türk İslâm Edebiyatında Türler, 2 cilt): 58 dinî-edebî türü sistematik olarak ele aldığı çalışmasında Devriye’yi açıkça tür olarak almış olsa da İlahi, Nefes, Şathiye ve Nutuk’u ayrı birer başlık halinde göstermemiştir. Bunları muhtemelen genel “Diğer Dinî Tasavvufî ve Ahlakî Türler” başlığı altında eritmiş veya klasik dinî çekirdek türler (Tevhid, Münacat, Na’t, Mevlid, Hilye, Menâkıbnâme, Pendnâme vb.) dışında bırakmıştır.
Neden Farklılık Var?
Süer’in yaklaşımı dar kapsamlı ama metodolojik bir tercihtir. Kitabı daha çok itikadî esaslar, klasik dinî metinler ve sistematik tasnif üzerine kuruludur. Tekke edebiyatının halka hitap eden, bestelenmeye dayalı, tarikat ritüelleriyle iç içe olan türlerini (İlahi, Nefes, Şathiye) ikinci planda tutmuştur. Bu, kitabın tam bir Türk-İslâm edebiyatı tür ansiklopedisi değil, dinî-edebî türler monografisi olmasından kaynaklanır.
Genel Literatürdeki Konsensüs: İlahi, Nefes, Şathiye, Devriye ve Nutuk, akademik çalışmalarda tasavvufî edebî tür olarak kabul edilir. Bunlar hem muhteva (tasavvufî düşünce, tarikat öğretisi, ilahi aşk) hem de işlev (zikir, cem, öğretim, coşku) bakımından özgündür. “Nazım şekli” tanımı pratikte yetersiz kalmaktadır.
Bu fark, Türk edebiyatı tarihinin Divan – Halk – Tekke üçlüsündeki sınıflandırma zorluğunu da yansıtmaktadır.
Kuyudat / Kayıtlar ne demek?
Kuyudat (Osmanlıca: kuyûdât), Arapça kökenli "kayıt" (kaydetme) kelimesinin çoğulu olup "kayıtlar", "defterler...
-
Bu sayfada Farsça ve Arapça tamlamaların yapılışı anlatılacaktır. Sayfanın devamında Arapça ve Farsçadan dilimize geçmiş güzel, ...
-
Ahmed Haşim Göl Saatleri Mukaddime Seyreyledim eşkâl-i hayâtı Ben havz-i hayâlin sular...
-
Nedim’in Divan’nın 46 nüshası vardır. Bu Divan’da 44 kaside mevcuttur. Bu kasidelerden biri İstanbul, Sadabad ve İbrahim Paşa övgüsü hakk...