Bu yazıda kafiye
redif konu anlatımı yapılacaktır. Kafiye, mısra sonlarındaki ses benzerliğidir.
Benzerlik bir taneyse yarım, iki taneyse tam, ikiden fazlaysa zengin kafiye
olur. Bir kelime diğer kelimenin içine girerse tunç kafiye olur. Yazılış ve
okunuşları aynı anlamları farklı kelimelerle cinaslı kafiye kurulur. Redif
eklerdeki ses benzerliğidir. Aynı kafiyeye sahip kelimeler, kafiye şemasını
oluşturur. Kafiye şemaları çapraz, sarmal ve düz olabilir.
Kafiye, redif ve
kafiye şeması nedir?
Şiirde mısra
sonlarında ses benzerliğini kafiye ve redif sağlar. Şairler bu yolla şiirlerini
kulağa hoş gelen ve ezberlenmesi kolay metinler haline getirir. Ses benzerliğiyle ahenk sağlamak, çağrışımla hatırlama ve ezberi kolaylaştırmak, dizeler arasındaki düzenle nazım şekillerini ve özelliklerini belirlemek kafiyenin temel amacıdır.
Kafiye;
kelimelerin köklerinde, redif ise kelimelerin eklerinde aranır. Kafiye ve
redifi bulmadan önce şiirin kafiye şemasını veya diğer adıyla kafiye örgüsünü
bulmak gerekir. Şirini kafiye şeması mısra sonlarındaki ses benzerliklerinden
hareketle belirlenir.
Kafiye çeşitleri
(yarım, tam, zengin kafiye) nelerdir?
Mesela bir şiirin
sonu şöyle bitsin:
……………………………………..hal a
……………………………………...yol a
ßSağdan sola doğru ses benzerliği aranır. ß
Bu iki mısranın
kafiye örgüsü aa şeklinde olacaktır. Hal ve yol kelimeleri ikisi de kök
halindedir. Sağdan sola doğru benzeyen harflere bakıldığında sadece “l” seslerinin benzediği görülür. “l” yarım kafiyedir.
Aynı şiirin şöyle
devam ettiğini düşünelim:
……………………………………..hal a
……………………………………...yol a
……………………………………..taş b
……………………………………...baş b
……………………………………..kömür c
……………………………………...ömür c
Şiirin yeni kafiye
şeması aa, bb, cc şeklinde oldu. aa
kafiyesinde sadece “-l” sesleri benzerken, bb kafiye
örgüsünde ise sağdan sola doğru önce “-ş” sonra “-a” seslerinin benzediği
görülür. Ancak üçüncü ses ilk mısrada “t”, ikincisinde “b”dir. Dolayısıyla
benzerlik bozulmuştur. Bu durumda kafiye arama işlemi sona ermiştir ve sadece
“-aş” kısmında benzerlik vardır. “-aş” tam kafiyedir.
cc şeklinde kafiye
örgüsüne sahip mısralarda ise kömür ve ömür kelimelerinde “-ömür” kısımları benzerdir ve zengin kafiyedir.
Kafiye ve redif
farkı nedir?
Aynı anlam ve görevde olan ek ve kelimeler redif kabul edilir. Aynı anlam ve görevde olmayan sesler ise kafiyeyi oluşturur. Kafiyede harfler aynı olmalıdır. Ama redifte ekin aynı olması
yeterlidir. Ses farklılığı göz ardı edilir. Yukarıdaki şiirin kafiyelerine
redif eklenirse şöyle olur:
…………-haller yarım kafiye+(-ler/-lar redif)
…………--yollar
…………--taştan geçilmez tam
kafiye+(-tan geçilmez redif)
…………--baştan geçilmez
…………--kömürdedir zengin kafiye+ (-dedir redif)
…………--ömürdedir
Tunç kafiye nedir?
Burada tunç
kafiyeye de değirmek gerekir. Örnekte olduğu gibi “ömür” kelimesi “kömür”
kelimesinin içinde yer alıyorsa, buna aynı zamanda tunç kafiye denir.
…………--kömürdedir zengin kafiye+ (-dedir redif)
…………--ömürdedir
Cinaslı kafiye nedir?
Anlamları ayrı olmakla birlikte yazılışları aynı olan kelimelerle yapılan kafiye çeşididir:
Gam-zedeler (gamzede:Gam mağduru)
Gam vurur gam zedeler (gam zedeler: gam zarar verir)
Sinem hakkak delemez
Delerse gamze deler (gamze deler: bakış deler)
Tek kelime ile cinaslı kafiye
Niçin kondun a bülbül
Kapımdaki asmaya (asmaya: üzüm ağacı)
Ben yarimden vazgeçmem
Götürseler asmaya (asmaya: idam etmeye)
İki kelime ile cinaslı kafiye
Her nefeste eyledik yüz bin günah (günah: Allah'ın emrine ters hareket)
Bir günaha etmedik hiç bir gün ah (gün ah: gün: gündüz, 24 saatlik zaman dilimi ah: pişmanlık ifadesi)
Kelime grubuyla yapılan cinaslı kafiye
Bağ bana (bağ: Engel)
Bahçe sana bağ bana (bağ: bostan, bahçe)
Değme zincir kar etmez
Zülfün teli bağ bana (bağ: engel, ayak bağı)
Ses benzerliğinin
biri ekte diğeri kökteyse ne olur?
Bilinmesi gereken
bir başka önemli nokta, ses benzerliğini oluşturan harfler kelimenin kökünde ve
ekinde yer alırsa artık orada redif aranmayacağıdır. Bir örnek:
…………………….deve
…………………….eve
İki mısranın
sonunda deve ve eve kelimeleri yer almaktadır. Ancak birinin kökü deve,
diğerinin kökü ise ev’dir. Bu durumda redif aranmayacağı için “-eve” kısmında zengin
kafiye vardır.
Kafiye
örgüsü/şeması çeşitleri nelerdir?
Bir şiirin kafiye şeması
belirlendikten sonra aynı kafiyeye sahip mısralar çapraz kafiye, sarmal kafiye
ve düz kafiye gibi isimler alır. Çapraz, sarmal ve düz kafiye örnekleri:
Çapraz kafiye
örneği:
Sarmal kafiye
örneği:
Düz kafiye örneği:
Kafiye-redif konusunda kendinizi test etmek veya uyak örneklerini görmek isterseniz, aşağıdaki Faruk Nafiz Çamlıbel’in Han Duvarları'na bakabilirsiniz. Metinde yarım uyak
örnekleri, tam uyak örnekleri ve zengin uyak örnekleri vardır. Şiirde yarım, tam ve zengin kafiye örnekleri metin üzerinde gösterilmiştir. Kafiye
örnekleriyle beraber şiir üzerinde redifler de gösterilmiştir. Mavi renk kafiye
örneklerini, kahverengi redif örneklerini gösterir.
Yağız atIar kişnedi, meşin kırbaç şakladı, a
Bir dakika araba yerinde durakladı. a
Neden sonra sarsıIdı aItımda demir yayIar, b
GözIerimin önünden geçti kervansarayIar…b
Gidiyordum, gurbeti gönIümIe duya duya, c
UIukışIa yoIundan Orta AnadoIu’ya. c
İIk sevgiye benzeyen iIk acı, iIk ayrıIık! d
Yüreğimin yaktığı ateşIe hava ıIık, d
Gök sarı, toprak sarı, çıpIak ağaçIar sarı…e
Arkada zincirIenen yüksek Toros DağIarı,e
Önde uzun bir kışın soIdurduğu etekIer, f
Sonra dönen, dönerken inIeyen tekerIekIer…f
Bazen şiirlerde kafiye olmaz sadece redif bulunur. Aşağıdaki mısralarda c ve ç harfleri kafiye oluşturmaz ancak aitlik eki -im ve ayrılma/çıkma hal eki -den'ler rediftir:
Sıkı bir poyraz beni titretirken içimden
Geçidi atIayınca şaşırdım sevincimden:
Kafiye konusunda bir başka husus da yakın seslerin kafiye kabul edilmesi durumudur. Göz için kafiye ve kulak için kafiye şeklindeki tartışmaların da kaynağını oluşturan bu duruma göre harflerin çıkış yerleri birbirine yakın olan kafiye kabul edilir. Bu durumda yukarıdaki c ve ç sesini kafiye kabul etmek gerekir. Çıkış yerleri birbirine yakın c-ç, c-j, s-ş, l-r, ğ-y, ka-ke, d-t, z-s sesleriyle kafiye yapılan şiirlere rastlamak mümkündür:
................................................yeğ
................................................bey
Cevap anahtarı:
1.B 2.B 3.B 4.C 5.A 6.B 7.E 8.C 9.D 10.B 11.E 12.B 13.C 14.E 15.C 16.E 17.C 18.C 19.B 20.B 21.B
Manzum metinler:
kafiye, redif; mensur metinler: seci
Kafiye ne
demektir?
Kafiye (ﻗﺎﻓﻴﻪ) , Arapça bir kelimedir. Eş anlamlısı uyaktır. Manzum yazılarda/şiirlerde
mısra sonlarında kelime kök ve gövdesindeki ses benzerliklerine kafiye denir.
Aralarında kafiye olan kelimelere kafiyeli, kafiyedar veya mukaffa denir.
Kafiyeli şiir söyleyen şaire de kafiye-perdaz/kafiye-senc denir. Şiirde kafiye
yoksa kafiyesiz denir.
Redif ne demektir?
Yine Arapça bir
kelime olan redif(ﺭﺩﻳﻒ), sondan gelen, arkadan gelen, arkasından gitmek, takip etmek gibi
anlamlara gelir. Zaten redif kafiyeden sonra gelir ve kafiyeyi takip eder. Osmanlı’da
askeri alanda ihtiyat askeri anlamında kelime kullanılmıştır. 1834’te 2. Mahmut
döneminde 5 yıllık askerlik yapanlar 7 yıl redif olarak orduda görevli olurdu.
Bir türküde bu redif askerlerden bahsedilmiştir:
Kışlanın önünde
redif sesi var
Bakın çantasında
acep nesi var
Bir çift
kundurayla bir de fesi var
Seci ne demektir?
Ancak kafiye
sadece şiirlerde/manzum parçalarda olmaz. Düz yazı/mensur eserlerde de
olabilir. Bu durumda seci denir. Sözlükte sec’/seci güvercin, kumru gibi
kuşların aynı sesleri tekrar ederek ötmesi; dişi devenin tek düze ve uzun
sesler çıkararak inlemesi; iki şeyin doğrulup düzgünleşerek birbirine denk ve
benzer hale gelmesi anlamındadır. Seci çok farklı şekillerde yapılabilir. Seci
örnekleri:
Gözümüzün nuru, gönlümüzün süruru (Namaz)
İydiniz said ömrünüz mezid olsun. (Bayramınız mutlu, ömrünüz uzun olsun.)
Ve
eşarı hayli derdmendanedir ve bazı muhakkıkane ve bazı rindanedir.Ashab-ı tabdan bir
sade-guy şairdür. Galiba bu da
Sultan Murad zamında zahirdür.
Her biri ol eş‘ardan veya ol güftardan bir gazel veya bir beyt tekrar itmekle kendü haline münasib gönli tesellisin bulup şu‘le-i ateş-i ‘ışkı bir mikdar teskin ve yürekde olan harareti biraz telyin etmek içün idi.
Her âşıkun mahbûbı sensin; her tâlibün matlûbı sensin
Her sâcidün mescûdı sensin; her âbidün ma'bûdı sensin.
Her kâsıdun maksûdı sensin; her hâmidün mahmûdı sensin.
Her zâkirün mezkûrı sensin; her şâkirün meşkûrı sensin